Zulmün adresi Doğu Türkistan’dan can yakıcı haberlerin artarak geldiği şu günler bana 6 yıl önce bu gün yaşanan “Urumçi Katliamını” hatırlattı. Haberin devamını okudukça soydaşlarımızın Çin zulmüyle yeni karşılaşmadıklarını anlayacaksınız.
5 Temmuz 2009 Urumçi Katliamında ne olmuştu?
Doğu Türkistan’dan Çin’in güneyindeki Guangdong kenti’ne Ucuz Köle İşçi olarak götürülen Uygur gençlerinin Çinli Faşist guruplarca etnik ayrımcılık ve soykırıma tabi tutulması sonucu onlarca genç linç edilerek öldürülür.Öldürülen gençlerin aileleri ve Üniversite öğrencileri Urumçi’de katillerin bulunması ve adalet önüne çıkarılması talebi ile ellerinde İşgalin,zulmün ve soykırımın simgesi Beş yıldızlı Çin bayrakları olduğu halde Sözde Özerk bölge Hükümet binası önüne gelirler ve olayı protesto ederler.Pazar günü bir eğlence’de sarhoş durumda olan Pekin’in Doğu Türkistan’daki kanlı diktatörü ve ÇKP Bölge Genel sekreteri Vang Li Qüen ve Kukla sözde hükümet başkanı Nur Bekri İşgal Ordusu komutanına kalabalığı dağıtılmasını gerekirse silah kullanılması emrini verirler.Kalabalığı talep ve istekleri dinlenecek yerde onların üzerine ateş açılır ve onlarca kişi katledilir.Bunun üzerine Urumçi’de yaşayan Uygur Türkleri bu katliamı protesto etemek üzere Halk meydanına toplanır.Kalabalığa de yayılım ateşi açılır. Kanlı diktatör Vang’in emri ile Çin işgal Ordusu sivil giydirilirek ve ellerine tornada imal edildiği sonradan anlaşılar tek tip uzun sopalar verilerek ve Çinli etnik göçmenler de silahlandırılarak Urumçi’de yaşayan Müslüman Uygurların oturduğu mahalle ve evlere salınarak etnik linç ve soykırım yaparlar.
Yaklaşık 3 gün süren bu etnik Çinli soykırımında binlerce kişi katledilir.Tutuklanan gençler Çin askeri üslerine götürülerek infaz edilir ve cesetleri yakılır. Çin işgal yönetimi olaylarda 197 kişinin öldüğünü ve 1720 kişinin yaralandığını iddia etse de bu rakamlar diğerleri gibi tamamen yalandır.İşgalçı Çin’in bu etnik soykırımında yüzlerce kişinin öldürüldüğü ve binlerce kişinin yaralandığı tahmin edilmektedir.Olaylarda yaralanan Uygur Türklerinin yaralarının etnik Faşist Çinli doktorlarca tedavi edilmediği ve bunların İşgal askerlerine yaralı hali ile teslim edildiği ve bunların de öldürüldüğü söylenmektedir.
Bunun dışında olaylara karıştığı iddiası ile tutuklanan binlerce gençten hala haber alınabilmiş değil.Aileler çocuklarının akıbetlerini hala bilmiyor. Annelerin evlat acısı ile kavrulan yürekleri kanamaya devam etmekte ve isitirapaları günden artarak sürmektedir. Aileler şantaj ve tehditle susturulmakata olup,binlerce kaybolan gençten sadece 36 kişi evlatlarının kaybolduğunu açıklama cesaretini gösterebilmiştir.
