Whatsapp İhbar Hattı: 0 506 135 06 08 -
$ DOLAR → Alış: 3,77 / Satış: 3,78
€ EURO → Alış: 4,65 / Satış: 4,67

ABD ve TÜRK SİYASETİ

Serdar Alp ÖZTÜRK Yazdı – ABD ve TÜRK SİYASETİ

Antalya Reklam Matbaa Promosyon Ürünleri
ABD ve TÜRK SİYASETİ
  • 16.09.2017
  • 399 kez okundu

Amerika Birleşik Devletleri…

1774 tarihi itibariyle var olan, çok uluslu anglo-sakson/protestan kültür temelleri ile global dünyada söz sahibi olan bir devlettir.

Birinci Dünya Savaşına kadar dünya üzerinde, genel bir etkinliği olmasa da Hristiyan misyonerleri vasıtasıyla, özellikle Müslüman coğrafyada dinsel bir güç olma çabasına girmiştir.

Osmanlı Devletinde çeşitli okullar ve hastaneler yaparak misyoner faaliyetlerini yürütmüşlerdir.

Anadolu coğrafyasında Müslüman Türk ahaliden umduğu sonuçları göremeyen Amerikalı Misyonerler, ibrelerini Ermeniler üzerine çevirerek mezhep olarak gregoryen olan Ermenilere hizmet ederek onları kendi mezhepleri olan Protestanlığa çevirmeye ve hatta Ermeni eşkıya örgütlerine el altından destek vermişlerdi.

1915 yılında ABD birinci dünya savaşına girerek Avrupa cephesinde Almanlara karşı savaştı.

Bu savaşın galiplerinden olan ABD, mağluplarından olan Osmanlı Coğrafyasında içinde iki yeni devletinde olduğu bir prensipler bütünü yayınladı.

Dönemin başkanı Wilson’un adıyla geçen bu prensipler sonrasında ABD, bu coğrafya üzerinde siyasal ilk baskısını kurmuştu.

Cumhuriyetin ilanıyla, Sevr ve Wilson Prensipleri yok hükmüne düştü.

Lozan’da ABD karşı taraftaydı ve imza atmayan tek ülkedir.

İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar mesafeli olan ikili ilişkiler, 1947 yılında Truman Doktrinyile yeni bir ivme almıştır.

SSCB tehdidi, ana temasıyla ABD’nin şartlı yardımları başlamıştı. Bu yardımlar 1952 Marshall Yardımıyla ikinci adımını atmıştı.

Artık ABD’nin son otuz yılda yapamadığı siyasi etkisi başlamıştı.

Bu yardımların şartları çok ağırdı. Ülkenin eğitim, askeri ve üretimsel tüm sektörlerinde ABD parmağı olacaktı.

Öyle de oldu…

Siyasi baskı, ekonomini yanı sıra kültürel anlamda da Türkiye’nin bağımlı olmasına sebep oluyordu.

İçişleri bakanlığı içerisinde ABD bürosunun olması bu durumun en acı tezahürüydü.

1960 darbesi biraz ABD etkisini azaltmış olsa da 1964 dönemi başkanı Johnson’un yazdığı mektup sonrasında İsmet İnönü, başbakanlıktan istifa etmişti.

Artık Türkiye üzerinde ABD’nin gözle görünmeyen kültür ve gözle görünen siyasi etkisi tavan yapmaya başlamıştı.

Konjonktürü gereği sol ve fraksiyonlarına sahip çıkan SSCB’nin aksine merkez sağ ve sağ görüşlü partiler üzerinde etkisini ve gücünü kullanmaya çalışıyordu.

DP geleneğini ve verasetini sürdüren tüm partilerde bunu çok iyi başarıyordu.

1960 ve 1970, 1970 ve 1980, 1980 ve 1990, 1990 ve 2000 en sonunda da 2000 sonrası için oluşmuş olan siyasi yapılanmalar incelendiğinde açıkça görülecek olan şu ki her on senelik zaman dilimi için ayrı bir eylem planı ve icraatı olan ABD, diğer ülkelere yaptığı müdahaleleri Türkiye üzerinde de yapmıştır.

Latin Amerika ülkeleri, Yunanistan, Mısır, Irak, Suriye, Afganistan gibi gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra Japonya gibi gelişmiş bir ülke bile gücünü her daim hissettirmiştir.

SSCB’nin dağılmasıyla kendine yeni bir düşman yaratma güdüsüne giden ABD, yıllarca beslediği Siyasal İslam hareket ve siyasetini kendine düşman olarak gösterdi.

Irak, Ortadoğu ve Afganistan’da büyüttüğü, İslam kılıflı terörü, dünyaya yeni düşmanı olarak gösterdi.

İşleyiş belliydi…

Düşman yarat, yok et ve yenisini yarat.

Bu taktiğini daha küçük planlarında da uyguluyordu.

İktidar ettiği gücün kontrolü elinden çıkınca yenisini üretmektedir.

Bu fabrikasyon stratejilerinin en büyük dezavantajı, aynı taktik ve tekniklerin uygulanmasından kaynaklı iz, hata ve işaretlerin ortaklığıydı.

Bu işaretlerden en büyüğü finans ve reklamdı.

Gençlere hitap eden lider profil yaratmak, Basın-Yayın kartellerini arkasına almak ve Yirmibirinci yüzyılın en büyük iletişim aracı olan sosyal iletişim ağlarını iyi kullanmak ise bu üretimin genel geçer izlerindendir.

Hissedilen izleri ise manevi ve milli değerler üzerinde yapılan propagandaya karşılık asla yürütülen tahribat.

Bu kadar sözün özünde şu ifade edilmektedir.

ABD, milli ve manevi değerler üzerinden bu ülkeyi siyasal bağlamda sömürmeyi çok iyi beceriyor.

Bunu ise döneme ve ihtiyaca göre ortaya çıkan toplum boşluğuna göre ikame etmektedir.

Halis duygulu olan Anadolu insanının, samimi tüm duyguları üzerinden yürümektedir.

Daha merkez sağ duruştan, daha din merkezli bir siyasete ve yeniden merkez sağ bir yapıya geçiş yaparak kendi çıkarları için oyunlarını devam ettirmektedir.

Birçok kişi önyargı ve keyfi karşı beyanlarda bulunabilir.

Ve lakin toplumun büyük çoğunda görülecek Türkleşme, İslamlaşma ve Muasırlaşma olgusu, hepsini ayrı ayrı kullanmaya çalışan bir zehir için en iyi panzehirdir.

Etiketler: /

Antalya Reklam Matbaa Web Tasarım Hizmetleri
MHP’ye Dev Katılım Bir Günde Tam 6 Bin 972 Yeni Üye!
Olağan Kurultay’ını 18 Mart’ta yapmaya hazırlanan Milliyetçi Hareket Partisi’nde, son dönemde katılımlar öne çıkıyor… Ankara İl Başkanlığı’nın bugün düzenlediği Genişletilmiş...
Jandarma Uyuşturucu Operasyonlarına Aralıksız Devam Ediyor
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti yapanlara yönelik operasyonlarına aralıksız devam ediyor…   Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince...
Bağımlılıkla Mücadele Kurulu İlk Kez Toplandı
2018 yılı Bağımlılık İle Mücadele İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Vali Münir Karaoğlu başkanlığında ilk kez yapıldı. Her iki ayda bir...
Vali Karaloğlu; Antalyanın Güçlü Bir Antalyaspor’a İhtiyacı Var
Vali Münir Karaloğlu Antalyaspor’un yeni Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Bulut ve yönetimini makamında kabul etti. Karaloğlu, “Bu şehirde her zaman...
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar Harekat Noktasında
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, beraberinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile...
MHP’li Senirli’den Milli Tarım Önerisi
Özel Haber: Mustafa YILMAZ – Ajans Ayyıldız   Milliyetçi Hareket Partisi  Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Sözcüsü Selçuk Senirli yaptığı gurup...
MHP’nin 18 Mart 2018’deki Büyük Kurultayı’nın Adı Belli Oldu
MHP’nin 18 Mart 2018’de düzenleyeceği Büyük Kurultayı’nın adı belirlendi.
Dilek Bozkurt Özgenç: “4 Yılda Başarı Hikayesi Olduk”
Antalya başta olmak üzere Batı Akdeniz’in en dinamik aylık ekonomi ve iş dünyası dergisi Akdeniz Bülten; 4’üncü yaşını kutluyor. 4 yıldır...
Sosyal Medya Üzerinden Terör Propagandası Yapanlara Operasyon – ANTALYA
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca, sosyal medya üzerinden PKK/KCK terör örgütünü övücü mahiyette propaganda yapanlara yönelik operasyon düzenlendi. Antalya Valiliği Tarafından...
MHP Muratpaşa İlçe Başkanı Bilgili Dünya Evine Girdi – Mustafa YILMAZ Özel Haber
Milliyetçi Hareket Partisi Muratpaşa İlçe Başkanı Talu Bilgili dünya evine girdi.
Kemer’den Finlandiya Çıkarması
Finlandiya Matka Turizm ve Seyahat Fuarı’nda açılan Kemer Belediyesi standı yoğun ilgi gördü. Standı ziyaret eden Türkiye’nin Finlandiya Büyükelçisi Adnan...
Nasrettin Hoca’da Karne Şenliği – ANTALYA/Kepez
Kepez Belediyesi tarafından hizmete açılan Nasrettin Hoca Kreş ve Gündüz Bakım Evi’ndeki 283 çocuk, ilk kez karne almanın heyecanını yaşadı....
Şehit Yakınları ve Gazilere Devlet Övünç Madalyası Verildi
Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcihi Töreninde Şehitlerimizin yakınları ve Gazilerimizle bir araya gelen Vali Münir Karaloğlu, Şehitlerimizin yakınları ve...
Antalya Kesme Çiçek Üretiminin de Başkenti
Vali Münir Karaloğlu Türkiye’nin en büyük ve en kaliteli çiçek üretim merkezlerinden biri olan Antalya’da çiçek bahçelerini inceleyip mezata katıldı....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ